Politika/Siyaset - 33. sayfa

Soygunun Öteki Adı: Devlet İhalesi

“Devlet ihaleleri ve yolsuzluklar”, nicedir hayatımızın değişmez gündemlerinden birini oluşturur. Bu küçük ama önemli kitap, artık kanıksadığımız, eğer ‘küçük’se haber değeri bile olmayan yolsuzlukların “yöntemleri” üzerine bir el kitabı. Bu ilginç çalışma, herkesin bildiği vakaları sıralamıyor, “perde arkası” ifşaatlarda bulunmuyor, zaten bulunmasıda gerekmiyor.

Halkevleri : İdeoloji ve Mimarlık

Halkevleri bir dönemin en önemli “talim-terbiye kurumu”ydu. Kurumun yegâne amacı, “halk”ın spor yaparak, eğitim görerek, sanat icra ederek, beraber eğlenmeyi, oturup kalkmayı öğrenerek Kemalist Cumhuriyet ilkeleri doğrultusunda medenileşmesiydi. Neşe G. Yalçınkaya, bu incelemesinde, Halkevleri’ne, hem “içerden” hem de “dışardan” bakıyor: İdeoloji ve mimarlık.

Kadın Yurttaşın El Kitabı

• Kocanın ikametgahı karısının ikametgahı sayılır. (Md.21) • Koca aile birliğinin reisidir. Evin seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesi kocaya aittir. (Md.152) • Kadın kocasının soyadını taşır. Kadın yuvanın ortak mutluluğunu sağlamak için gücü yettiği kadar, kocasının yardımcısı ve danışmanıdır. Eve kadın bakar. (Md.153)

Kırk Ambar | Cilt 1
Rümuz-ül Edeb

Kırk Ambar “bütün eserleri”ni yayımladığımız Cemil Meriç’in dokuzuncu ve -belki de- en önemli kitabı. Adeta bir “mefhumlar kamusu”, “dağınık ve derbeder bir ansiklopedi”. Üstâda göre, “kurmak istediği abidenin birkaç sütunuyla birkaç odası”. “Bütün eserleri” yayına hazırlayan Mahmut Ali Meriç, bu “abide”yi önemine binaen iki ayrı cilt halinde yeniden düzenlendi.

Yeni Muhafazakârlık Nedir?

Yeni Muhafazakârılığın yenilişi ve modernliği, kapitalizmin içinde bulunduğu yeniden yapılanma krizine cevap sunabilme yeteneğinden geliyor ve bu yeteneği sağ düşüncenin kadim unsurlarını maharetle cilalayarak, tazeleyerek sergiliyor.

Eşref Bitlis Olayı
Komutanın Şüpheli Ölümü

Televizyonlardan tanıdığımız gazeteci Cüneyt Özdemir, ekranlarda araştırdığı Eşref Bitlis’in şüpheli ölümünü, bu kez de kitap olarak gün ışığına çıkarıyor. Kitap, tanıklara, raporlara, belgelere ve kazada ölenlerin yakınlarının ifadelerine dayanıyor. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bitlis’in kamuoyunun pek bilmediği yanları; bir aile reisi, bir baba ve bir komutan olarak tasvir ediliyor.

Türk Sağının Üç Hali
Milliyetçilik, Muhafazakârlık, İslâmcılık

Milliyetçilik, Muhafazakârlık, İslâmcılık... Türk Sağının ana ‘malzemesi’ olan bu üç ideoloji, üç ayrı pozisyon olmanın ötesinde, beraberce bir yumak oluşturmuyorlar mı? Öyleyse, birbirine nasıl bağlanıyor, nerelerde kesişiyor, birbirleriyle nasıl içiçe geçiyorlar? Bu üç ideoloji, Türk Sağının üç hâli olarak düşünülemez mi? Milliyetçilik, katı hâli: sağın dilbilgisi/grameri... Muhafazakârlık, gaz hâli: bir üslûp ve ‘hava’... İslâmcılık, sıvı hâli: onsuz olunmaz bir imge ve değer kaynağı.

Türkiye'de Siyasal Partiler Cilt 1
İkinci Meşrutiyet Dönemi

Tarık Zafer’in biliminin ana özelliği “inkılâp tarihi”mizin bu romantik yapısını serinkanlılıkla sorgulaması. Türk toplumsal bilimlerine, siyasetine, tarihine yaptığı en büyük katkı bu kısır döngüyü aşması. Araştırıcı bir kimlikle düne eğilmesi ve uluslaşmayı, ulus-devleti insancıl, hümanist bir açıdan çözümlemesi...

Üçüncü Dünya'nın Sonu mu?

Üçüncü Dünya kavramı dünyanın iki bloğa ayrıldığı günlerde doğdu, Soğuk Savaş yıllarında serpilip büyüdü, o günlerin jeopolitik durumu ve ideolojik değerleriyle gelişip olgunlaştı. 1980’lere gelindiğinde Üçüncü Dünya kavramı bir hayli yaşlanmış, eski anlamını yitirmişti; yerini günün modası “globalleşme”ye terk ediyordu.

Milliyetçiliğe Bakmak

Ernest Gellner’in Türkçe çevirisi de yayımlanmış olan kuramsal klasiği Uluslar ve Ulusçuluk’un, bir anlamda, pratik-güncel tamamlayıcısı Milliyetçiliğe Bakmak. Gellner, bu kitapta, uluslararası düzenden etnisite’ye, Marksizm’den evrensel’e birçok kavramı; List’ten Malinowski’ye, Heidegger’den Havel’e, Edward Said’e birçok düşünce ve siyaset adamını; Polonya’dan Çekoslovakya’ya, İrlanda’ya birçok yerel örneği milliyetçilik bağlamında değerlendiriyor.

Gizli Kulaklar Ülkesi

Telefon meselesi: Bugüne kadar çok “dinleme” oldu, operasyonlar devam etmekte ve her an herkes dinlenebilir... Gazeteci Faruk Bildirici’nin Gizli Kulaklar Ülkesi adlı çalışması, böyle orta boy bir cümlede özetlenebilir belki. Ama bu özete öyle ilginç vakalar, öyle şaşırtıcı bilgiler üzerinden ulaşılıyor ki, kitabın her sayfası ayrı bir anlam kazanıyor ve bu arada, açıkçası, insanın siniri bozulabiliyor. Kimi zaman dehşetten, hatta korkudan; kimi zaman da gülmekten.

Osmanlı İmparatorluğu'nda
Alman Nüfuzu

İlber Ortaylı, yarı-sömürgecilik sisteminin ilk mimarı olarak nitelendirdiği Almanya’nın, 20. yüzyılın başında, çöküş süreciyle dağılma süreci arasında bir yerlerde seyreden Osmanlı İmparatorluğu’yla kurduğu ilişkileri, yarattığı nüfuz alanını, tarihin yeterince ele alınmamış konuları arasında sayıyor.

Totalitarizmin Kaynakları 2 / Emperyalizm

Arendt, başyapıtı sayılan Totalitarizmin Kaynakları’nın ikinci cildini emperyalizme ayırmış. Arendt’in emperyalizme bakışı, laf olsun diye değil, gerçekten “özgün” ve farklı. Özellikle de klasik Marksist yaklaşımların bakışından farklı, fakat bütünüyle de kopuk değil. Emperyalizm, kapitalist ekonominin güç bağlamında yayılmacı, kaynaklar bağlamında toparlayıcı daha doğrusu "toplamacı" doğasının bir sonucu mu?

Bir İmkan Olarak Modernite
Weber ve Habermas

Kimi çevrelerde son yılların hakim değerlendirmesi, modernliğin “bittiği” yönünde. Ancak modernizmi savunan bir karşı cephe de var. Ahmet Çiğdem’in kitabı, Alman modernleşmesinin kendine özgü tecrübesiyle ilgili kavramlaştırmaları -özellikle Weber ve Habermas’la somutlayarak- önde tutuyor ve iki cephenin, cepheleşmenin kısırlığını aşan bir bakış açısı geliştirmeye çalışıyor.

Kamusallığın Yapısal Dönüşümü

Kamusallığın, kamusal alanın kuruluşu, işlevleri ve önemi... Vatandaşlığın siyasal anlamı... Burjuva toplumu/ sivil toplum ile devlet arasındaki ilişkinin dinamiği... Kamuoyunun yapısı ve etkileri... Frankfurt Okulu’nun yaşayan en önemli düşünürü Habermas, bu siyaset teorisi klasiğinde, modern siyasetin ve toplum kuramının bu temel kavram ve ilişkilerini inceliyor ve ihmale gelmez tartışma kapıları aralıyor.

İmparatorluktan Ulus-Devlete Türk Milliyetçiliği:
Türk Ocakları (1912-1931)

Türk Ocakları’nın, 1912’deki kuruluşundan 1931’deki kapatılışına kadar, değişen Türkçülük ve milliyetçilik anlayışlarına paralel olarak yaşadığı serüveni tüm ayrıntılarıyla kavrayan bir araştırma.

Ortadoğu'da Sivil Toplumun Sorunları

Ortadoğu, hele Batılı bakış açısından, "sivil toplum" kavramına zıt çağrışımlarla algılanıyor: vesayetçi devlet yapıları, toplumu "devlet ve millet"le özdeşleştirip özerk sivil inisiyatifleri boğan resmî-millî ideolojiler... Heidi Wedel ve Ferhad İbrahim'in Batılı ve Ortadoğulu araştırmacıların yazılarından derledikleri bu kitapta, Ortadoğu'da sivil toplum potansiyeline başka bir açıdan bakılıyor.

Toplum, İmgeleminde Kendini Nasıl Kurar?
Marksizm ve Devrimci Kuram - Cilt 1

Castoriadis'in amacı, Marksizmin ilk esin kaynağını yeniden yakalayıp, yaptıkları, söyledikleri ve tasarladıklarıyla insanların tarihi yarattığını hatırlatmak. Tarihi bir ontolojik doğuş ve toplumun imgeleminde kurulan bir süreç olarak ele almak, tarihin insanlara içkin olduğunu göstermek. İnsanların kurumlaştırarak kurduğu toplumu dönüştürme, yani tarihi yapma gücünün insandan başkasına ait olmadığının felsefi temellerini bu kitapta bulacaksınız.

Arap Halkları Tarihi

Modern Arap tarihinin ve düşüncesinin öndegelen uzmanı Hourani’den bir kaynak eser: Arap halklarının çağlar boyu hikayesi üzerinden Ortadoğu tarihi... Yalnızca Fırat-Dicle’nin güneyini değil Kuzey Afrika’yı da kapsayarak, yalnızca Emevi halifelerini değil Bağdat’ın şehir tarihini de anlatarak, yalnızca din savaşlarına değil sınıf oluşumlarına da yer ayırarak, yalnızca Nasır'ın konuşmalarına değil Ümmü Gülsüm'ün şarkılarına da kulak vererek...

Şinasi

Şiirde halka yönelmeyi hedeflemiş; hak, hukuk, adalet, medeniyet gibi kavramları şiirle buluşturmayı denemiş, ülkesinde bağımsız gazeteciliğin öncüsü olmuş, ilk yerli tiyatro oyununa imza atmış gerçek bir yenilikçi üzerine, İbrahim Şinasi üzerine kapsamlı bir inceleme.

Susurluk
20 Yıllık Domino Oyunu

Susurluk’taki malum kazanın ardından öylesine çok isimden söz edildi, ortaya öyle çok bilgi (ve yanlış bilgi) saçıldı ki, birçok “yurttaş”ın kafası karıştı. Gazeteci Enis Berberoğlu, bu kitapta, dağınık bilgileri toparlıyor, ortaya yeni bilgiler koyuyor; adı Susurluk’la birlikte anılan resmî, yarı-resmî ve gayrıresmî aktörlerin geçmişini inceliyor; özetle, yirmi yıllık bir domino oyunun taşlarını anlamlı biçimde dizmeye çalışıyor.

Şiddet Üzerine

Hannah Arendt, en çok tartışılmış kitaplarından biri olan Şiddet Üzerine’de, şiddet ile “söz”ün imkansız birlikteliğinden söz ediyor; savaş ile devrim’i şiddet olgusu üzerinden kıyaslıyor; bir “devrim aracı”, değişim aracı, politika aracı ve doğrudan iktidar aracı olarak şiddet’in anlamını sorguluyor: “Şiddetle değişen bir dünya, ancak daha çok şiddetin varolduğu bir dünya olur."

Neden Avrupa Tarihi ?

Huricihan İslamoğlu’nun çerçevesini çizdiği, Avrupa tarihinin değişik veçhelerinden yola çıkan üç tebliğ etrafında yürütülen tartışma, Avrupa tarihinin özelliklerinden çok daha fazlasını sunuyor. Modernliğin tarihsel gelişme süreci ve bu süreçte Avrupa’nın ne ölçüde benzersiz/biricik olduğu meselesi, sürekli etrafında dönülen tartışma odağını oluşturuyor.

Aydınlanma Düşüncesi

Çoğunlukla yüzeysel yaklaşımların, neredeyse kutsallaştırıcı tavırların loşluğunda değerlendirilen Aydınlanma felsefesi üzerine, derinleştirici soruların izini süren kısa ama yoğun bir çalışma, Aydınlanma Düşüncesi... Oluşumu ve sonuçları üzerinden, çok yönlü karakteriyle, temel esaslarıyla, toplumsal temelleriyle Aydınlanma felsefesi.